"İtirazımız var!"

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için bugün saat 17:00'de Saat Kulesi önünde toplanan Kadın Dayanışma Komitesi, bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada Türkiye'de kadınların daha önce hiç olmadığı kadar ağır bir karanlıkla karşı karşıya olduğunun altı çizildi.

607

Çanakkale Kadın Dayanışma Komitesi bileşenleri, bugün Saat Kulesi önünde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bugünümüzü anmak ve anlamak; yarınımızı düşlemek ve kurmak için bir araya geldik.
Bu sene 8 Mart’ı, her sene olduğu gibi, yüzyıllardır süren eşitsizliğin katmerlendiği, adaletsizliğin ve baskının kural haline geldiği, emekçilerin sefalet koşullarında yaşam mücadelesi verdiği, kadına yönelik şiddetin akıl almaz boyutlara eriştiği bir dönemde kutluyoruz. Biliyoruz ki; kadınların kurtuluşu olan eşit ve özgür yarınları kurduğumuzda gerçek bir kutlama yapacağız. Fakat bugün 8 Mart bizim için bu kurtuluşa giden yolda önemli bir mücadele günü.
Bugün Türkiye’de kadınlar hiç olmadığı kadar ağır bir karanlıkla karşı karşıya. Bu karanlığın kaynağında holdinglerin bitmek bilmeyen yağması, tarikatların ülkemizi ele geçirmesi, dinci gericiliğin toplumsal yaşamda ağırlık kazanması kısacası patron düzeni yatıyor.
Biz kadınlar, patronlar güzel ülkemizin kaynaklarını yağmalarken, hayat pahalılığı kıskacında yaşamaya çalışıyoruz. Yoksulluğun yükü en çok bizim sırtımızda. Onlar zenginleşsin diye bizler düşük ücretlerle, sigortasız, güvencesiz çalıştırılıyoruz ve eğer bir işimiz varsa, her gün işsizlik tehdidiyle burun buruna yaşıyoruz. Çünkü biliyoruz kadınları değersiz gören, güçsüz gören bu düzen bir kriz anında önce bizi koyuyor kapının önüne. Her geçen gün çalışma yaşamında artan tacizle, şiddetle, mobbingle yüzleşiyoruz. Birileri kasalarını açgözlülükle doldururken biz çocuklarımızın beslenme çantasını dolduramıyoruz. Kamu kaynakları holdinglerin kârları için seferber edilirken kadınların payına çocuk ve hasta bakımı ve bitmek bilmeyen ev işlerinin yükü düşüyor.
Bizler bu düzende yoksulluk içinde, kadın emeğinin değersizleşmesine eşlik eden akıl almaz bir şiddet sarmalı ile yaşıyoruz. Her güne gözümüzü yeni bir kadın cinayeti haberi ile açıyoruz. Bu düzen kadınlar için yoksulluk demek, işsizlik demek, artan şiddet demek. Her gün gözümüzü laikliğin kağıt üstünde bile hükmünün kalmadığı, Cumhuriyet değerlerinin yeni Osmanlıcı hayallerle bir bir yok edildiği bir ülkeye açıyoruz. Tarikatlar ülkeyi her geçen gün biraz daha ele geçiriyor, dinci gericilik toplumsal alanda giderek palazlanıyor. Bu bizim için kadın düşmanlığı demek, baskı demek, taciz demek. Yaşamaya, nefes almaya hakkımızın kalmaması demek.
Onlar her fırsatta tüm kurumlarıyla kadınlara saldırısını artırıyor. Biz emekçi kadınlar ise boyun eğmiyoruz, sömürüye, yoksulluğa şiddete itirazımız var diyoruz. Kadınları yalnız bırakan düzene itirazımız var. Kadınları korumayan yasalara itirazımız var. Kadınlar onca korumaya, tedbire rağmen eşleri, babaları, kardeşleri tarafından öldürülürken dalga geçer gibi bu yılı aile yılı ilan edenlere itirazımız var. Kadınları eşit görmeyenlere itirazımız var. Kadınları eve mahkum etmeye çalışanlara itirazımız var. Dolduramadığımız tencereye, çocuğumuza hazırlayamadığımız beslenme çantasına, ödeyemediğimiz faturaya, açlığa, yoksulluğa kısacası bu düzene itirazımız var.
Nasıl olsa ses çıkarmazlar, nasıl olsa itiraz edemezler diyen, bizi yenebileceğini sananlara ise pabuç bırakmaya niyetimiz ise hiç yok. Bugün burada toplanan tüm kadınlara çağrımızdır. Gelin bizi yenebileceğini sananlara hep birlikte kimin yenileceğini gösterelim! Gelin bu düzeni asalakların, kanımızı emenlerin başına yıkalım. Yalnız, çaresiz değiliz. Karamsarlığı umut ve heyecana dönüştürmek için Kadın Dayanışma Komitelerine katılın. Eşit ve özgür birülkeyi hep birlikte kuralım."

(HADİYE AYŞE İRİM)
Paylaş