“Kazdağları’nda son sözü, halk söyleyecek”

Çanakkale Çevre Platformu Dönem Sözcüsü Hicri Nalbant dün yaptığı açıklamasında “Kazdağlarında önsöz yazıldı” dedi. 6 Maden sahası ile ilgili olarak “Son sözü yine ve her zaman olduğu gibi halk söyleyecektir” dedi.

802
 
Çanakkale Çevre Platformu Dönem Sözcüsü Hicri Nalbant, dün platform yönetiminin katıldığı, Tabip Odası Çevre Komisyonu`ndan Dr. Nahit Gülhan ve SES Çanakkale Şube Başkanı Eftal Yıldırım`ın da destek verdiği açıklamada Çanakkale İdare Mahkemesi`nin verdiği karara değindi. “Tüm Ülkemiz kamuoyunun kaygı ve merakla beklediği Kazdağı ve yöresinin geleceğine ilişkin, doğa ve çevre talanına karşı yürüttüğümüz mücadele ve bu konuda açtığımız davaların sonucu ile ilgili çok önemli bir gelişmeyi paylaşmak istiyoruz” diyen Nalbant, “Kazdağlarında bugüne kadar altın tekelleri aleyhine açtığımız, yedi davadan altısı ile ilgili yüce mahkeme, yürürlüğün durdurulmasına karar vermiştir. Yedinci davada da kararın çıkmak üzere olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Kısacası Kazdağları ile ilgili yargı önsözünü söylemiştir” ifadelerini kullandı.
 
“Vali Çınar, haklı çıktı”
“Bilindiği gibi Kazdağlarında yıllardır vahşi madencilik sondajları sürdüren altın tekelleri 2013 yılı sonu itibarı ile işletme aşamasına gelmişler idi” diyen Nalbant, açıklamasında vali Çınar`ın “Ahlaki, vicdani ve insani” sözlerini hatırlatarak, “Ülkemizde bugüne kadar yapılan ÇED başvurularının yüzde 99 dan fazlasının olumlu sonuçlandığı, bir anlamda ÇED raporlarının bilimsel gerçeklerden uzak, siparişen hazırlandığı, bir başka deyişle bu sürecin sulandırıldığı dikkate alındığında, ÇED’lerin çok anlam taşımadığı defalarca Platformumuzca kamuoyu ile paylaşılmıştı. Çanakkale yöresinde yaşayan halkın tepkilerine rağmen, herbir ruhsat alanının farklı özellikler taşımasına karşın, sanki aynı tornadan çıkmış gibi şirketlerin tümü ilgili Bakanlıktan olumlu ÇED almışlardı. Çanakkale ve çevresinde, Biga yarımadasında, Kazdağı ve yöresinde metalik madencilik faaliyetlerinin daha sondajları sırasında yaşanan hava, toprak, su kirlenmeleri, hayvan ölümleri gibi olumsuz sonuçlar ve geniş kesimlerin yöre halkının tüm tepkilerini, karşı çıkışlarını dikkate alan, Çanakkale İli kamu otoritesi, Çanakkale Valiliği yaklaşık iki yıldır, şirketlere Gayri Sıhhi Müessese ruhsatı vermemişdir. İdari Mahkemenin aldığı son karar Çanakkale Valiliğinin bugüne kadar ne kadar isabetli ve doğru yolda olduğunun da göstergesidir. Sayın Vali Ahmet Çınar’ın söylediği gibi; `Kazdağlarında altın işletmeciliğinin, hukuki, ahlaki, vicdani ve insani yönü bulunmaktadır.` Şimdi hukuk sözünü söylemiş, sıra Sayın Vali’ye gelmiştir. Valimizden, İnsani, vicdani ve ahlaki değerler ışığında gerekli açıklamayı yapmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.
 
Yandaşlara ince mesaj
“Çanakkale Çevre Platformu ve otuzyedi bileşeni, bugüne kadar yaşamı savunmak için yaşamın siyasetini yapmış, çevreyi savunmak adına ekolojik bir siyaset yürütmüştür” diyen Çevre Platformu Sözcüsü Nalbant, altın madencilerine destek olan çeşitli kesimleri de bir kez daha uyardı. Nalbant, “Yürütülen mücadele ve karşı duruş; ormanlara, ağaçlara, kuşlara sahip çıkmak, havanın zehirlenmesine engel olmak, Çanakkale’nin ve tüm Biga Yarımadasının su kaynaklarını koruma mücadelesi, tarım alanlarının korunması mücadelesidir aynı zamanda. Çanakkale halkı ile birlikte, Kızılelma köylüleri, Söğütalan köylüleri, Evciler, Karaköy, Etili, Muratlar, Şahinli, Kuşçayırı, Kirazlı köyü, Biga’nın Elmalı köyü, Karabiga halkı, bu mücadelenin ve bu olumlu kararın isimsiz kahramanlarıdır. Doğru, meşru, haklı mücadele ve onurlu duruş sonucu, hak yerini bulmuştur. Bugüne kadar Kazdağlarını hançerleyen, binlerce sondaj ile delik deşik eden şirketlere yardım ve yataklık yapan, kısacası Çanakkale ve yöresine ihanet eden siyasetçileri, Alamos Gold’un sesi olan medya ve kalemşörlerini kamuoyunun ve Çanakkale halkının vicdanlarına bırakıyoruz. Son olarak; Çanakkale İdare Mahkemesinin verdiği bu son güzel kararın Ülkemizin her bölgesinde çevre ve ekoloji mücadelesi veren insanlara umut ve cesaret verdiğini belirtiyoruz. Mücadelemiz ortaktır, sevincimiz de ortaktır. Kazdağlarında önsöz yazılmıştır. Son sözü yine ve her zaman olduğu gibi halk söyleyecektir” dedi.
Paylaş