havadurum

Çanakkale 8 Mart Kadın Platformu “Çocuk istismarı da politiktir!”

Türkiye genelinde son zamanlarda çocuk istismarına yönelik haberler artıyor. Bu haberlerin son zamanlarda artmasından dolayı, gereken kişilerin ceza almasına yönelik Çanakkale 8 Mart Kadın Platformu basın açıklaması gerçekleştirdi.

2355

Türkiye, son zamanlarda çocuk istismarına yönelik haberler artmış durumda. Sosyal medyada İstanbul Bağcılar’da su bayiliği işini Metin Şenay haberlerinin gündeme yerleşmesinin ardından, çocuk istismarına dikkat çekmek büyük önem taşıyor. Çanakkale 8 Mart Kadın Platformu, çocuk istismarına yönelik basın açıklaması gerçekleştirdi.

Son vakalara yer verildi

Basın açıklamasını okuyan YKKED Çanakkale Şube Başkanı Yüksel Özdemir, son zamanlarda meydana gelen olaylara yer vererek “Türkiye'nin çocuk istismarı oranı her yıl artarken geçtiğimiz günlerde İstanbul'un Bağcılar ilçesinde su bayiliği yaptığı belirlenen Metin Şenay isimli şahsın işyerinde yıllarca tehdit ve İşkence ile çok sayıda çocuğa cinsel istismarda bulunduğuna dair bilgiler kamuoyuna yansıdı. Şahsın 2009 yılında aynı suç kapsamında yargılandığı ve 'delil yetersizliği' nedeniyle beraat ettiği de gelen bilgiler arasında. Söz konusu haber kamuoyunda güncelliğini korurken, bu kez 18 Mart Pazartesi günü Malatya Yeşilyurt Konteynır Kentte 7 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismar haberini alıyoruz... Cinsel istismarda bulunan ve dört ayrı suç kaydı bulunan A.C. tutuklandı. Bu iki olay sadece son günlerde basına yansıyanlar, basına, yargıya, hak örgütlerine ulaşamayanların ne olduğunu ise hiç birimiz bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye 3’üncü sırada yer alıyor!

Çanakkale 8 Mart Kadın Platformu adına basın açıklamasını okuyan YKKED Şube Başkanı Özdemir, Türkiye’nin cinsel istismar vakalarında 3’üncü sırada olduğuna dikkat çekerek “Çocuklara yönelik hak ihlallerinin en ağırı olan cinsel istismar vakalarında son 15 yılda yaklaşık yüzde 400 artış oranı ile Türkiye'nin dünyada 3. sırada olması gibi utanç verici bir gerçekle karşı karşıyayız. Birleşmiş Milletler Raporunda erken yaşta evliliklerde Türkiye 202 ülke arasında 87. sırada, Avrupa'da ise 1. sırada yer almaktadır. TÜİK istatistiklerine göre 2020 yılında 16-18 yaş kız çocuklarının yüzde 88'i kendilerinden 4 ila 33 yaş büyük erkeklerle evlendirilmiştir. Resmi olmayan çocuk evlilikleri dikkate alındığında bu sayıların ürkütücü olduğu anlaşılmaktadır” sözlerine yer verdi.

“Şiddetin cezasızlık politikalarıyla ödüllendirildiği erkek egemen karanlık bir düzen var karşımızda”

Uygulanan politikaların çocukları savunmasız bıraktığı gibi, failleri de güçlü gösterdiğini dile getiren Özdemir “Kız çocuklarının dini nikahla "evlendirildiği", yıllarca yaşadıkları sistematik cinsel istismarın suç olarak görülmeyip göz yumulduğu ve hatta "aile içi mesele" olarak kabullenildiği, istismar edilen çocuk ile rızayı aynı cümle içinde yan yana kullanabilenlerin, "bir kereden bir şey olmaz" diyenlerin bakan, bürokrat olabildiği, kadının ve çocukların hiçleştirildiği, susturulduğu, 6 yaşındaki çocuğu evlendirebilenlerin, çocuğun yaşadığı istismarı örtbas etmek için kemik yaşını büyütenlerin, buna göz yumanların ve bilip de susanların, meşrulaştırmaya çalışanların el birliği yaptığı, eğitimde getirilen 4+4+4 sistemiyle birlikte özellikle kız çocuklarının eğitim hakkının elinden alındığı, sistemin dışına itildiği, çocukların güvenliğinin ve haklarının, vücut bütünlüklerinin korunmadığı, kadınlara ve çocuklara yönelen ve her gün vahşileşerek artan her türlü istismarın, şiddetin cezasızlık politikalarıyla ödüllendirildiği erkek egemen karanlık bir düzen var karşımızda. Bu nedenle ve ısrarla diyoruz ki; kadın cinayetlerinde olduğu gibi çocuk istismarı da politiktir. Çünkü bu politikalar failleri güçlendirirken, çocukları savunmasız hale getiriyor” dedi.

Çocuğun tanımı; on sekiz yaşını doldurmamış kişi

Türkiye’nin 12 yıl önce imzaladığı Çocukların Cinsel Suiistimal ve Cinsel İstismara karşı Korunmasına ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin maddelerine yer vererek konuşmasına devam eden YKKED Çanakkale Şube Başkanı Yüksel Özdemir “5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nda çocuğun tanımı "on sekiz yaşını doldurmamış kişi” olarak yapılmıştır. Türkiye bundan 12 yıl önce cinsel istismarı tanımlayan ve bunu suç sayan ilk sözleşme olan "Çocukların Cinsel Suiistimal ve Cinsel İstismara karşı Korunmasına ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi" yani Lanzarote Sözleşmesi"ni imzaladı. 18 yaşına kadar herkesi çocuk sayan, erken yaşta evliliklere karşı çıkan, çocuğu cinsel açıdan korumak konusunda devletlere ve ailelere sorumluluk yükleyen Lanzarote Sözleşmesi, çocuklara karşı cinsel suçların önlenmesi, faillerin kovuşturulması ve çocuk mağdurların korunmasını öngören, çocuklara yönelik istismarı önleyen ve onları korumaya dönük etkin bir ceza hukuku alanı oluşturan bir sözleşme. Anayasa gereğince de kanun hükmündedir” sözlerine yer verdi.

“Kişilerin itibarı ve üstün yararı ön planda tutuluyor”

Konuşmasına devam eden Özdemir “Sözleşmeye göre taraf devletlerin, çocuklara karşı cinsel suiistimal ve istismarı tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bütüncül bir yaklaşım ortaya koyma, önleme, koruma, kovuşturma, ulusal ve uluslararası işbirliği yapma yükümlülükleri vardır. Devlet her türlü politikasını çocuğun yüksek yararı ilkesine göre yapmak zorundadır. Ancak yaşanan birçok istismar vakasından sonra görüyoruz ki Türkiye'de çocuğun değil, kurumların, kişilerin ‘itibarı’ ve ‘üstün yararı’ ön planda tutuluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çocukları koruyacak etkin önlemler almak yerine kamuoyuna yansıyan her istismar davasında ‘davaya müdahil olduk’ açıklamasıyla durumu geçiştiriyor” ifadelerini kullandı.

Çocuklara ve kadınlara karşı her geçen gün artan şiddet ve istismarın meşrulaştırılmasına, üzerinin kapatılmasına, yok sayılmasına karşı birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz, bütün kamuoyunu duyarlı olmaya ve süreci takip etmeye çağırıyoruz ve diyoruz ki;

  • -Lanzarote sözleşmesi etkin uygulanmalı, çocuklar için önemli bir koruyucu/önleyici belge olan İstanbul Sözleşmesi'ne acilen geri dönülmelidir.
  • -Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yerine çocukları her türlü şiddet ve istismardan koruyacak Çocuk Bakanlığı kurulmalı, cinsel istismar fiili ortaya çıkmadan önce etkin koruyucu, önleyici politikalar üretilmeli ve bu politikaların yaygın uygulanabilmesi için ülke genelinde mekanizmalar oluşturulmalıdır.
  • -Cinsel istismar fiilinin ortaya çıkması durumunda etkin soruşturma ve cezai yaptırım süreci hızlı bir biçimde işletilmeli ve kısa sürede sonuçlandırılmalı, çocuğun üstün yararı gözetilmelidir.
  • -Çocukları güçlendirmek için cinsel sağlık ve bedensel söz hakkı eğitimleri verilmelidir. Bu eğitimleri oluşturacak olan kurullar, bağımsız uzmanlar ve çocuk hakları savunucuları ile birlikte çalışılmalıdır.
  • -Çocuklarla ilgili alanlarda çalışan meslek gruplarına (öğretmen, polis, hâkim, sağlık personeli...) personeller, tüm yetişkinler düzenli olarak çocuk odaklı yaklaşım, çocukların bedensel söz hakkı eğitimleri verilmeli ve bu eğitimler periyodik olarak tekrarlanmalıdır.

Açıklamaya destek veren kurumlar;

  • ELDER Kadın Danışma Merkezi
  • Kepez Özgür Kadın Dayanışması
  • İDA Dayanışma Derneği
  • Çanakkale Ekmek ve Gül Topluluğu
  • 29 Ekim Kadınları Derneği Çanakkale Şubesi
  • Emekli Meclisleri Sendikası
  • Eğitim Sen Çanakkale Şubesi
  • Tüm Emeklilerin Sendikası 2017
  • DİSK Emekli -Sen
  • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Çanakkale Şubesi
  • Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
  • Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği
  • Türkiye Yazarlar Sendikası
  • Türk Kadınlar Birliği Çanakkale Şubesi
  • Çanakkale Sağlık Çalışanları ve Emeklileri Derneği
  • Morpati Derneği
  • EMEK Partisi Temsilcileri
  • Sol Parti Temsilcileri
  • Cumhuriyet Halk Partisi Temsilcileri
(ESRA GÜLLER)
Paylaş