havadurum

EVDEKİ KAVGALAR

Evde kavga ve tartışmalar her ilişkinin gerçeklerinden. Özellikle modern hayat hayatın beklentileri, en sakin kişilerin bile seslerini yükseltmelerine, kolaylıkla tartışmaya girmelerine neden oluyor.

1939

Evliliklerde tartışmaların artmasını sağlayan belki de en önemli neden ise aileye bir çocuğun katılması. Eşler bir yandan çocuklarını korumak, onların mutlu ve huzurlu büyümelerini sağlamak için sakin bir aile ortamı yaratmaya çalışırlarken bir yandan da çocuklarına dair konularda fikir ayrılıklarına düştükleri için tartışırlar.

Peki tartışmaların kaçınılmaz olduğunu kabul ediyorsak ne yapmalıyız? Belki de hem kendimizi, ilişkimizi hem de çocuklarımızı koruyacak şekilde ilkeli ve adil şekilde tartışmalıyız. Nasıl mı? Gelin doğru dürüst kavga etmenin temel kurallarına göz atalım.

Evde Kavgayı Yönetmek İçin Temel Öneriler

1. Önce kendinize neden öfkeli/üzgün hissettiğinizi sorun

Tam olarak eşinizin hangi davranışından rahatsızsınız? Eşiniz mutfağı dağınık bıraktığı için mi kızgınsınız? Yoksa arkadaşlarınızın yanında sizi terslediği için mi? Tartışmaya başlamadan önce sizi gerçekten rahatsız davranışın ve duygunuzun ne olduğu üzerine düşünün ve tartışma sırasında sadece bu duruma odaklanın.

2. Her seferinde tek bir konu tartışın

Asla bir tartışmaya bir sürü davranışı, mutsuzluğu, öfkeyi anlatmak üzere başlamayın. Aklınızda -doğal olarak- çözüm beklediğiniz başka sorunlar da olabilir. Ancak tüm bu sorunları gündeme taşıdığınızda çözümsüz bir tartışmayı garantilemiş olursunuz.

Benzer şekilde tek bir tutum üzerine odaklanın. “Çok fazla TV izliyorsun” ifadesinin “sen sorumsuz bir babasın” haline gelmesine izin vermeyin. Konu dışına çıkan tartışmaların hararetlenmesi daha olasıdır ve orijinal sorunu çözme olasılığı daha düşüktür. Bir konu ve çözüm seçin ve ona bağlı kalın.

3. Aşağılayıcı bir dil kullanmayın

Her tartışmanın, kavganın en önemli altın kuralı şudur: Kişiyi değil sorunu tartışın. Kişiliği eleştirmek yerine; kendi duygularınızdan söz edin. Eşinizin kişiliğine, alışkanlıklarına dönük ifadeler kullanmak yerine, onun davranışının size kendinizi nasıl hissettiğini anlatın. Ad takmayın, ironik bir dille konuşmayın, eleştirel sıfatlar kullanmayın. Bu saldırgan dil, eşinizin savunmaya geçmesine, sizin söylediklerinizi duymamasına neden olur.

4. Duygularınızı ifade edin

“Telefon aramalarımı görmezden geldiğinde bana değer vermediğini hissediyorum.” “Sen bağırdığında korkuyorum.” Duygularınızın sorumluluğunu alırken nasıl hissettiğinizi ifade etmek için cümlelerinizi “Ben” ifadeleri (“olay olduğunda duygu hissediyorum”) şeklinde yapılandırın.

5. Sırayla konuşun

Eşiniz konuşurken tüm dikkatinizi vererek onu dinleyin. Sözünü kesmeyin ya da sıra size geldiğinizde söyleyeceklerinizi düşünmekten kaçının. Aynı fikirde olmasanız bile onun bakış açısını anlamak olsun. Sözü kesmemekte zorlanıyorsanız, her kişinin sözünü kesmeden konuşması için 1-2 dakika süre tanıyan bir zamanlayıcı ayarlamayı deneyin.

6. Duvar örmek yok!

Bazen bir eleştiriye karşılık vermenin en basit yolu kabuğunuza çekilmek ve küsmektir. Buna duvar örmek de denir. Küstüğünüzde kısa süreliğine kendinizi daha haklı ya da iyi hissedebilirsiniz, ancak asıl sorun çözülmeden kalacak ve eşiniz daha fazla üzülecektir. Özellikle bir kaç saati geçen küskünlükler ilişkinize zarar verecektir.

7. Sesler yükselmemeli

Çoğumuz anlaşılmadığımızı, duyulmadığımızı hissettiğimizde sesimizi yükseltiriz. Oysa bağırmak, kimsenin sizin bakış açınızı görmesine yardımcı olmaz. Bunun yerine, yalnızca sizin sözlerinizin önemli olduğuna inandığınızı gösterir. Bağırmak partnerinizin gözünü korkutarak pes etmesine neden olsa bile, altta yatan sorun yalnızca daha da kötüleşir.

8. İşler çok kızışırsa bir mola verin

Gerçekleştirmek her ne kadar zor olsa da bir tartışma kişiselleşmeye veya kızışmaya başlarsa, durun ve mola verin. Mümkünse başka bir odaya, kısa bir uykuya ya da yürüyüşe gidin. Herkes sakinleştikten sonra geri gelip sorunu tartışmak için bir zaman belirleyin.

9. Uzlaşmaya/çözüme ulaşmaya çalışın

Bir tartışmanın her zaman sonuca ulaşacağını ummak hayalcilik olur. Günlük hayat sadece bir tartışma sonunda sonuca varabilmek için fazlasıyla dağınıktır. Yine de bir uzlaşmaya varmak için elinizden gelenin en iyisini yapın. Örneğin kendi bakış açınızdan, ihtiyaçlarınızdan söz edeceğiniz küçük mektuplar yazın. Ancak kendinizi ifade ettiğiniz kadar eşinizin bakış açısını da anlamak konusunda çaba gösterin.

Unutmayın çözüme ulaştırdığınız, anlaştığınız her tartışma ilişkinize ve çocuklarınıza bir armağan olacaktır.