havadurum
Esra Güller

esragullerx@gmail.com

Cinayete ‘uyutmak’ deniliyor!

Son zamanlarda sokak köpeklerini ‘uyutmak’ için korkunç bir söz dolaşıyor ortalıkta. Cinayete ne zamandan beri uyutmak diyoruz?

2061

Son günlerde sosyal medyayı, haber sitelerini saran dehşet verici bir şey görüyorum. Korkunç bir kanun teklifi bu. Sunulacak kanun teklifinde; “Her belediye, barınaklarındaki köpeklerin fotoğraflarını çekerek sahiplendirme ilanı yayınlayacak. Her bir köpeğin sahiplenilmesi için 30 gün beklenecek. 30 gün sonunda sahiplenilmeyen köpekler uyutulacak.”

30 gün içerisinde sahiplendirilmeyen sokak köpekleri uyutulacak! Evet, uyutulacak. Cinayetin adına ne zamandan beri uyutmak gibi masum kulp bulabiliyoruz? Hayvanların sonu uyutulmak (!) ile bitebiliyorken, aynı vicdan hayvan katillerine ne yapıyor?

Bu kanun, İngiltere, İtalya ve Portekiz gibi ülkelerde uygulanıyor. Eh, beklediğimiz gibi her zaman işimize yarayanı (!) seçerek özeniyoruz gavur milletine!

O halde Eros isimli kedi, dakikalarca dayak yiyerek hayatını kaybettiğinde, katile neden basit bir ceza verildi?

Hayvanlar neredeyse her gün şiddete uğruyor, öldürülüyor... Bazen de açlıktan zehrin kokusunu almadan yediği yemek yüzünden ölüyor. Birçok örneği var bunun. Sosyal medyayı yalnızca ara ara kontrol ettiğimizde bile, birçok kez hayvana şiddet vakası ile karşı karşıya kalıyoruz. Şimdi de sıra uyutmaya mı geldi? Sokak hayvanlarına bulunacak çözüm bu muydu? Hangi vicdan bu kararı alabilir?

Bir de, olur da denk gelirse bir köpek sahiplenirse iyiliğini çok düşünür gibi, çip takılarak, sahibinin sorumluluklarını getirip getirmediği kontrol edilecekmiş. 2021'de getirilen yasayı tekrar mı hatırlatıyorsunuz? Olur da bir köpek öldürülmekten kurtulursa, ‘Eh, biz de onu düşünüyoruz zaten canım…’ demeniz için vicdanınızı böyle mi rahatlatacaksınız? Çözüm önerisi bu mu? Sokak köpekleri için bulunan çözüm onları öldürmek mi? Nasıl bir vicdansızlık bu? Hiç mi yüreğiniz sızlamayacak?

Buna ses çıkarmamız gerekmiyor mu peki? Ancak kanun teklifi onaylanırsa mı ses çıkacak? O zaman mı yapılacak basın açıklamaları? O zaman mı ‘Cinayete hayır!’ sesleri yükselecek? Tepki vermek için en yanlış zamanda mı yapılacak isyanlar? Veya yalnızca sosyal medyada hikayeye ekleyerek mi tepki vereceğiz?

Veya şöyle diyelim; neden bir çözüm önerisi sunulmuyor? Sadece 'bu karar yanlış!" demek veya sadece karşı çıkmakla mı çözüm bulunacak? Bundan daha kötüsü ise, konuşmak için yasanın onaylanmasını beklemek!

Bir de bunu ‘sessiz, acısız’ bir ölüm olarak sunuyorlar. Cinayet bu! Nasıl başka neden bulabilirsiniz bunun üzerine? Bulduğunuz çözüm bu mu?

Bir çözüm bulunmasını ben de çok isterdim. Ama çözümün cinayet olduğunu görmek, gerçekten korkunç bir tecrübe oldu benim için. Barınakta sıkış tepiş yaşayan, açlıktan bir deri bir kemik kalan köpekler yokmuşçasına şimdi ‘acısız’ ölümleri için sevineceğiz (!) herhalde.

Korkunç bir şey bu. En çokta bunu bir çözüm olarak düşünenler için.