havadurum

Gelibolu Emek Dayanışma Platformu Sosyal Belediyeciliğin önemine değindi

Gelibolu Emek Dayanışma Platformu sosyal belediyecilik anlayışına dair açıklamalarda bulundu.

753

Gelibolu Emek Dayanışma Platformunca sosyal belediyecilik anlayışına dair yaptığı açıklamada; “Gelibolu Emek Dayanışma Platformu Gelibolu’da faaliyet yürüten demokratik kitle örgütlerinin (dernek, sendika, meslek odası, siyasi parti, inisiyatif, topluluk) ortak çalışma ve eylem yürütmesini amaçlayan bir yapıdır. Kendi başına bir örgüt olmayan platformumuz, kitle örgütlerinin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır” ifadelerine yer verdi.

“Sosyal Belediyecilik temelde sosyal risk gruplarına ve dezavantajlı gruplara yönelik hizmettir”

Sosyal belediyecilik anlayışına ilişkin Gelibolu Emek Dayanışma Platformu tarafından yapılan açıklamada; “Sosyal belediyecilik, temelde sosyal risk gruplarına ve dezavantajlı kesimler olarak ifade edilen kadınlara, çocuklara, yaşlılara, yoksullara, işsizlere ya da etnik kimlik, cinsiyet, göçmenlik gibi nedenlerle toplumdan dışlanmış gruplara yönelik hizmetler sunulmasıdır. Günümüzde birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede, sosyal politikaların uygulanmasında merkezi yönetim yanında yerel yönetimler de önemli sorumluluklar üstlenmektedirler. Devlet, ‘sosyal devlet’ anlayışını sağlayabilmede vatandaşa en yakın birimlerinden destek görmektedir. Doğal olarak, yerel yönetimlerin sosyal politika sistemi içerisindeki ağırlığı ülkenin siyasal, kültürel ve tarihi birikimine bağlı olarak farklılık göstermekte ve bu durum ülke mevzuatına yansımaktadır. Yerel yönetimlerin sosyal politika uygulamaları sosyal belediyecilik kapsamına girmekte ve sosyal belediyeler, sosyal devletin yereldeki temsilcileri olmaktadırlar. Türkiye’de Tunceli örneğinde olduğu gibi belediyelerin sosyal politika uygulamalarıyla önemli bir aktör durumuna geldiği anlaşılmıştır. Bu manifestonun amacı, sosyal belediyecilik faaliyetlerinin özenle yürütülmesi, sınırlı imkanlara ve kıt kaynaklara rağmen, gelişip yoğunlaşması yönünde bütünsel desteğin sağlanması ve sürekli kılınmasına yardımcı olmaktır” sözleri kullanıldı.

“İhtiyaç ve sorunları ortaya koyarak, gelişimin savunucusu bir platformdur”

Platformlarına dair açıklamalarda bulunan Gelibolu Emek Dayanışma Platformu; “Gelibolu’da faaliyet yürüten demokratik kitle örgütlerinin (dernek, sendika, meslek odası, siyasi parti, inisiyatif, topluluk) ortak çalışma ve eylem yürütmesini amaçlayan bir yapıdır. Kendi başına bir örgüt olmayan platformumuz, kitle örgütlerinin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır. Platformumuz, emek ve demokrasi alanında güç kazanmak için ırkçı, faşist ve gerici olmayan, bulunduğu konumda hak arama mücadelesi veren, bu mücadelede sözü olan herkesin bireysel katılımlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Gelibolu Emek ve Dayanışma Platformu, oluştuğu ilk günden beri farklı görüş ve yaşam biçimlerini benimsemiş, paylaşımcı, gönüllülük bilinci ile ortak hareket eden, ihtiyaç ve sorunları ortaya koyarak katılımcı ve uzlaşmacı çözüm üreten yenilikçi, dinamik ve gelişimin savunucusu bir platformdur” ifadelerini kullandı.

Sosyal Belediyecilik kavramının sorunları nasıl çözeceğine yer verildi

Gelibolu Emek Dayanışma Platformu tarafından yapılan açıklamada; “İnsan hakları çerçevesinde ekonomik gücü yetersiz olan aile ve evlerin belirlenip ekonomik ve sosyal destekleme ile zamanla kendi ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye gelmeleri sağlanmalıdır. İşsiz yurttaşların becerilerini geliştirmek, üreticiliği teşvik etmek ve vatandaşlarda gelir getirecek yerli malı üretim ve tüketim projeleri oluşturulmalıdır. Belediyenin desteklediği kooperatifler, üretim ve satış yerlerinin oluşturulması, yerel ekonominin güçlenmesine ve işsizlik sorununun azaltılmasına katkı sağlayabilir. Evsiz ve kimsesizler için kalabilecekleri konaklama yerlerinin oluşturulması, sosyal sorumluluk ve insan haklarına saygı açısından önemlidir. Bu tür yerlerin oluşturulması, bu insanların güvenli ve sağlıklı bir yaşam sürmelerine yardımcı olabilir. Ailelerin güvenle teslim edebileceği, içerisinde gönüllülük esasına göre çalışanların bulunacağı (platform üyelerinden veya halktan öğretmen, sağlık çalışanı, sosyal hizmet uzmanı, pedagog gibi) 7/24 açık ve ücretsiz kreşlerin açılması, ailelere destek sağlayarak çalışan ebeveynlerin iş ve yaşam dengesini sağlamalarına yardımcı olabilir. Bu tür kreşler, çocukların güvenliği ve bakımı için gerekli hizmetleri sunarak toplumsal dayanışmayı ve çocukların gelişimini destekleyebilir. Platform içinden veya kentten gönüllülük esasına göre hizmet vermek isteyenlere olanak sağlayan kadın sığınma evinin açılması, kadınların güvenliğini sağlama ve destek sağlama amacıyla önemlidir. Bu tür sığınma evleri, kadınların şiddet ve istismar gibi durumlardan korunmalarına yardımcı olabilir ve onlara ihtiyaç duydukları desteği sunabilir. Ayrıca, kadınların kendilerine ait içerisinde eğlence, kültürel aktivite, sosyalleşme ve kütüphane gibi etkinlikler için bir toplanma alanının olması da önemlidir. Bu alanlar, kadınların ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayarak kendilerini güçlü hissetmelerine ve toplumsal hayata katılımlarını artırmalarına yardımcı olabilir” sözlerine yer verildi.

(HABER MERKEZİ)
Paylaş