Fundagiller familyasına ait Vaccinium bitkisinden elde edilen yaban mersini, son yıllarda yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkan yüksek antioksidan özellikleriyle pek çok sağlık sorununa doğal bir çözüm sunuyor.
İçeriğinde bulunan E, C vitaminleri, potasyum, çinko, folik asit ve demirin yanı sıra hücreleri yenileyen yaban mersininde bir yandan iltihapla savaşırken bir yandan da bağışıklık sistemini güçlendiren fotokimyasallar olan bitkisel pigmentler (polifenoller) bulunuyor.
Doğal olarak daha az şeker içeren yaban mersinin diyabet hastalığının yönetilmesine yardımcı olduğu, bağışıklığı güçlendirdiği, kalp-damar hastalıkları riskini azalttığı, kemik yapısını koruduğu yapılan çalışmalarla ortaya konulmuş durumda.
Yaşlanma, güneşin zararlı etkileri, çevresel faktörler ve stres gibi sebeplerden kaynaklı hücre hasarının önlenmesini sağlayan antioksidanlar; yaban mersininde doğal olarak bulunuyor. Yaban mersinine mavi rengini veren antosiyaninler cildin yaşlanma sürecini yavaşlatıyor.
Kötü kolesterolü düşürür, kalp –damar hastalıklarının önlenmesinde büyük etkisi vardır, göz sağlığını korur, bağışıklığı güçlendirir, serbest radikallerden korur. Doğal bir mineral ve lif kaynağı olduğu için bağırsak sağlığına iyi gelir.
Taze ya da dondurulmuş olarak tüketilmesi tavsiye edilen yaban mersinini tek başına tüketebileceğiniz gibi salatalarınıza da ekleyebilirsiniz.
Güçlü bir lifli yapıya sahip olan yaban mersini günde 75–100 gr kadar tüketilebilir. Bu miktar aşıldığında müshil etkisi yaşanabilir. Aynı zamanda kan sulandırıcı etkisi de bulunan yaban mersini, ilaç kullananlar tarafından doktorlarına danışılarak tüketilmelidir.
(HADİYE AYŞE İRİM)