havadurum

Marmara Depremi’nin acımasızlığına meydan okuyan kahramanın 6 Şubat destanı

Marmara Depremi'nin ardından enkaz altından kurtulan Hasan Murat Koçarslan, ailesini kaybetmesine rağmen umuduyla hayatına devam ediyor. Kurtarma ekipleriyle birlikte Kahramanmaraş'tan Şanlıurfa'ya uzanan destansı görev serüveni…

1659

Marmara Bölgesi'nde 17 Ağustos 1999 depremi, annesi, babası ve kardeşini kaybetmesine sebep oldu. Hasan Murat Koçarslan, bu acıyla büyüdü. Ancak yaşadığı kayıp, onun cesaretini ve insanlara yardım etme isteğini güçlendirdi. 6 Şubat depremlerinde kahraman oldu. 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) gönüllüsü olarak görev yaptığı bölgede, enkaz altındakilere umut oldu.9k=

Ailesini kaybetti, ancak umudu kaybetmedi

Yalova'da 112 Acil Sağlık Hizmetleri bünyesinde ambulans şoförü olarak çalışan 40 yaşındaki Koçarslan, 1999 depreminin izlerini taşıyan bir aile hikayesine sahipti. Tatil için İzmit'e gittiği sırada depreme yakalandı. Evine döndüğünde, enkaz altında kalan annesi Gülay, babası Mehmet ve kardeşi Burak Koçarslan'ı kurtarmak için mücadele etti.2Q==

Bir hayat kurtarıcının yükselişi

Koçarslan, enkaz altından sağlık ekibinin yardımıyla kurtuldu. Bu deneyim, onun hayatını değiştirdi. Babasının mirasını devralarak Zonguldak'ta üniversite eğitimi aldı ve sağlık ordusuna katıldı. Kendisine uzanan yardım eli, sağlık alanında çalışma isteğini ateşledi.Z

Depremlere Karşı Gönüllü Bir Kahraman:

Koçarslan, yaşadığı kaybı depremlerde insanlara yardım etmek için bir fırsata çevirdi. Birçok deprem bölgesine UMKE gönüllüsü olarak gitti. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından da arkadaşlarıyla birlikte enkaz altındakilere yardım etmek için seferber oldu.9k=

Üniformayı Giyen Umudu:

Hasan Murat Koçarslan, ailesini depremde kaybettikten sonra hayalini kurduğu sağlık alanında çalışmanın gururunu yaşıyor. Evli ve 5 yaşında bir kız çocuğu babası olarak, hayatını kurtarmak için çıktığı bu yolda umut dağıtmaya devam ediyor.2Q==

“85 vatandaşımızı aileleriyle buluşturmak kısmet oldu”

6 Şubat Kahramanmaraş'ta depremin hemen ardından iki hafta gönüllü görev yaptığını, sonraki süreçte Hatay, Kilis ve Şanlıurfa'ya da gittiğini belirten Koçarslan, şöyle devam etti: "Oralarda hizmet edebilmek çok şükür nasip oldu. Kahramanmaraş'ta 17 arkadaşımla iki hafta boyunca çok yoğun bir çabayla vatandaşlarımızın yaralarını sarmaya, aileleri buluşturmaya gayret ettik. Ben enkaz altındayken 'Ne olur beni anneme, babama, kardeşime kavuşturun.' dediğimde belki de bana o an yetersiz gelen yardımı fazlasıyla UMKE üniformamla ulaştırmaya çalıştım. 17 kişiyle iki hafta görev yaptığımız Kahramanmaraş'ta insanüstü gayret göstererek yaklaşık 85 vatandaşımızı aileleriyle buluşturmak kısmet oldu."

“Kurtardıklarımızla çok mutlu olduk”

Koçarslan, Kahramanmaraş'taki kurtarma çalışmalarında zaman zaman çok sevindiklerini, insanları sağ çıkardıkça başka enkazlara daha güçlü girdiklerini dile getirdi. Enkazdan kurtardıkları her canda, Yalova'da yitirdiği annesini, babasını, kardeşini gördüğünü anlatan Koçarslan, şunları kaydetti: Koçarslan Kahramanmaraş’taki kurtarma çalışmalarında hissettiklerine dair, "Kardeşimin adı Burak'tı, çıkardığım her canlı benim için Burak'tı. Babamın adı Mehmet'ti, çıkardığım her babanın adı Mehmet'ti. Annemin adı Gülay'dı, oradaki her annenin adı Gülay'dı. Benim adımın ne olduğunun hiç önemi yoktu. Mehmet'leri, Burak'ları, Gülay'ları, Yaren'leri, Efe'leri, Yiğit'leri, Eylül'leri anne ve babalarıyla ya da anne babaları evlatlarıyla buluşturduk. Allah orada hizmet yapmamızı sağlayanlardan razı olsun. Kurtardıklarımızla çok mutlu olduk. Eşim, görevler esnasında en büyük destekçim oldu. 'Git elinden geleni yap. Biz bunun için varız. Kızımızı, evimizi merak etme. Çorbamız kaynıyor. Git elinden geleni yap. Keşkelerle dönme. Ne gerekiyorsa yap. Üstündeki üniformanın, özellikle kolundaki Türk bayrağının hakkını ver.' dedi. Ben de her şeye olduğu gibi aileme de layık olabilmek için görevimi yaptım” dedi. 

“Sakın pes etmeyin, mücadele edin”

Koçarslan depremzedelere seslenerek şu sözlere yer verdi, “Çok mutluyum çünkü 1999 senesi 17 Ağustos günü örnek aldığım, imrendiğim, 'Keşke onlar kadar güçlü olsaydım.' dediğim insanların yanında görev yapıyorum. Çok mutluyum, çok gururluyum. Deprem bölgesindeki yara almış, canı yanmış, bir yeri kanayan arkadaşlarım, kardeşlerimiz, evlatlarımız eğer beni duyuyorlarsa onlara şunu çok net söylemek isterim, 'Sakın pes etmeyin, mücadele edin. Bizim size ihtiyacımız var. Bizim yeni Muratlara, Yusuflara, birlikte görev yapacağız yeni arkadaşlara çok ihtiyacımız var. Lütfen gayret edin ve yanımıza gelin."

Eylül'den geriye kalan tokayı yanından ayırmıyor

Enkazda cansız bedenine ulaştıkları Eylül'den geriye kalan tokayı yanından ayırmadığını, ona baktıkça küçük kızı andığını belirten Koçarslan, ayrıca kendisi gibi ailesinden kimse kalmayan ve depremden 5 gün sonra kurtardıkları 3 yaşındaki Efe'yi de manevi kardeşi olarak gördüğünü sözlerine ekledi. (AA)

Paylaş