DOLAR 31.3882 %0.00
EURO 34.0709 %0.00
G.ALTIN 2100.9803 %0.00
BITCOIN 61915.8806 %-1.78
ETHERIUM 3412.0119 %-1.07
havadurum

Hacımusalar “Öğretmenler artık nutuk dinlemeyi değil, temel haklarına sahip olmayı istiyor”

24 Kasım Öğretmenler Günü, her yıl olduğu gibi Türkiye’nin her yerinde kutlanmaya devam ediliyor. Öğretmenler, 24 Kasım’ı buruk bir yanla kutlarken, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine armağan ettikleri anlamlı günde temel hakları için mücadele etmeye devam ediyor.

499

Her 24 Kasım’da öğretmenler, kendilerine Mustafa Kemal Atatürk tarafından armağan edilmiş bu anlamlı günün anlam ve öneminin farkına varırken aynı zamanda temel ihtiyaçları, sahip olmaları gereken haklar için mücadele ediyor. Bugünü, Mustafa Kemal Atatürk’ün Başöğretmenlik ünvanına sahip olduğu için kutlarken temel haklarını bir kez daha dile getiriyor.

“Arkadaşlarımızın çoğu, emek ve demokrasi mücadelesi vermiş öğretmenlerdir”

Bu Öğretmenler Günü’nde Çanakkale Eğitim-Sen Şube Başkanı Yasin Hacımusalar, günün anlam ve önemine değinirken aynı anda geçmişte hayatlarını demokrasi ve emek mücadelesi veren öğretmenleri bir kez daha andı. Başkan Hacımusalar “Biz, Eğitim-Sen olarak 24 Kasım’ın anlamını Mustafa Kemal Atatürk’ün Başöğretmen olduğu gün eğitime destek veya anlam ve önemini kavradığı için 24 Kasım bizim için çok değerli ve kıymetli. Bunun dışında Öğretmenler Günü olarak kutlanmasının Eğitim-Sen olarak bizim için bir önemi yok. Çünkü 12 Eylül’den 2 yıl sonra askeri şuranın** öğretmenlere bir gerekçeyle Öğretmenler Günü olarak sunduğu bir gündür. O dönemden sonra birçok öğretmenimiz yer değiştirmiş, sürgüne gitmiş, cezaevlerinde yaşamlarını sonlandıran birçok arkadaşımız olmuştur. Arkadaşlarımızın çoğu, Türkiye’nin bağımsızlığı, emek ve demokrasi mücadelesi vermiş çocukların geleceği için emek vermiş öğretmenlerdir. Bu anlamda 24 Kasım’ın 12 Eylül’ün dayattığı Öğretmenler Günü değil, bizim için kıymetli olan Mustafa Kemal’in Başöğretmen olduğu gün 24 Kasım önemlidir” ifadelerine yer verdi.

“Geleceğe dair güvencemiz çok düşük”

Öğretmenlik mesleği, kutsal bir meslek olarak yer alıyor. Ama öğretmenler, kendi değerleri, sahip olmaları gereken haklar için çalışmaya, bu haklar için mücadele vermeye devam ediyor. Öğretmenlerin yoksulluk sınırının altında ücret alarak yaşam mücadelesi verdiklerini dile getiren Başkan Hacımusalar “Her zaman olduğu gibi, bugünden itibaren yetkililer, devlet yöneticileri bizlere öğretmenler gününün ne kadar kutsal olduğunu, özveriyle çalıştığımızı ve benzeri nutuklarla bizim günümüzü geçiştirmeye çalışacaklar. Halbuki, şu an öğretmenler açlık sınırının biraz üzerinde, yoksulluk sınırının altında ücret alarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Temel ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaklar. Bu nedenle eğitim çalışanları ve öğretmenler olarak gerçekten ekonomik anlamda en geriye düştüğümüz dönemlerden birini yaşıyoruz. Yine özlük haklarımız, hukuksal haklarımız, geleceğe dair güvencemiz çok zayıf, çok düşük. Biz bu günlerde nutuk değil, öğretmenlerin temel hak ve özgürlüklerinin verildiği bir gün olmasını, bunlarla gündemde olmayı istiyoruz. Demokratik haklarımızla, özlük haklarımızla, hukuksal haklarımızla gündemde olmak istiyoruz. Eğitim-Sen olarak bunun mücadelesini veriyoruz” diye konuştu.

“Çocuklarımızın geleceğini kendi ülkelerinde mutlu bir şekilde yaşamasını istiyoruz”

Eğitim mücadele ettiği tek şey, öğretmenlerin temel haklara sahip olmaması değil. Öğrenciler, mutlu bir gelecek için çabalarken, çoğu öğrenci yurtdışında eğitim görmek için çabalıyor. Eğitim sisteminin son yıllarda bilimsellikten uzaklaştığını dile getiren Çanakkale Eğitim-Sen Şube Başkanı Yasin Hacımusalar “Bir de şu var, öğretmenler son yıllarda eğitimde laikliğin ve bilimsellikten uzaklaşan bir eğitim sistemiyle de mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Vakıflar ve cemaatlerin okullara girmesinden çok rahatsızız. Biz kendi işimizi yapmak istiyoruz. Biz çocuklarımıza mutlu, huzurlu bir gelecek hazırlamak istiyoruz. Biz, çocuklarımızın geleceğini yurtdışında değil kendi ülkelerinde umutlu ve mutlu bir şekilde yaşamaları için çaba harcayan ve bu konuda destek veren bir hükümet yapısı istiyoruz. Mücadelemiz de bu yöndedir” dedi.

“Çocuklarımız beton yığınlarının arasında yaşamlarını sürdürüyor”

Son zamanlarda Türkiye genelinde yurtlarda yer alan altyapı sorunları, asansör kazaları gündemdeki yerini koruyor. Öğrenciler, yurtlarda barınmaya çalışırken, okullarda yer alan altyapı sorunları, sosyal tesis eksikliği çocuklara özgür bir yaşam sunmaktan çok uzak. Bu eksikliğin giderilmesinin gerekli olduğunun altını çizen Başkan Hacımusalar “Son günlerde biliyorsunuz yurtlarda asansör kazaları ve altyapı sorunları ciddi anlamda gündeme geliyor. Çanakkale’de ve Türkiye’nin birçok yerinde sağlıklı bir altyapı yok. Bazı okullar öncelikli oluyor. Özellikle; İmam Hatip okullarına istediği kadar kaynak sağlanabiliyor. Bu okulda öğrenci sayıları 13 ve 15’i geçmezken Çanakkale’de genelinde Cevatpaşa Okulundan tutun da TOKİ Okulu Lisesi, 45-50’şer kişilik öğrenciler üst üste yığınlar halinde eğitim görmeye çalışıyor. Bu okulların bahçelerinde sosyal tesisleri zaten yok, koşabilecekleri bir alan zaten yok. Beton yığınlarının arasında yaşamlarını sürdürüyorlar. Bu anlamda gerçekten zihinsel ve bedensel anlamda çocukların sağlıklı gelişeceği bir altyapının kesinlikle oluşturulması gerekiyor. Burada belirli okullara kol kanat gerip, belirli okulları ötelemek bizim çocuklarımızın geleceği açısından çok tehlikeli bir duruma doğru gidiyor. Yine pansiyonların durumu, yemekhanede çıkan yemeklerin durumu ciddi anlamda sıkıntı yaratıyor. Bu devletin yapmakla gerekli olduğu bir durumdur. Fakat, devletin bu konuda tercihlerini başka yönde kullandıklarını, öğrencilerimizin geleceğine öncelik vermediğini görüyoruz. Bu konuda da biz mücadelemizi sürdürüyoruz” sözlerini kullandı.

“Parası olan sağlıklı bir eğitim alabiliyor”

Okullarda verilen eğitimin yetersiz olduğunu düşünen veliler, çocuklarını özel okula yolluyor. Son zamanlarda özel okul sayısının yüzde dokuza çıktığını dile getiren Hacımusalar “Seçimden önce okul öncesine yemek verilmişti, şu anda yemek kaldırıldı. Seçim öncesinde bir takım vaatlerde bulunulmuştu şimdi ise velilerden ücret alınmaya başlanıldı. Ve birçok kesimde ücretli bir eğitim ortamı yaratılmaya çalışıldı. Bu hükümet döneminde özel okul sayısı yüzde dokuza çıktı. Parası olan, nitelikli ve sağlıklı bir ortamda eğitim alabiliyor parası olmayan ise mahalle mekteplerinde okulların zor şartlarında eğitimlerini sürdürmeye çalışıyor” diye konuştu.

“Öğrencileri zor günler bekliyor”

Eğitim sorununun yanında aynı zamanda yurt sayılarının da yetersiz olduğunu dile getiren ve yurtlarda yer olan eksikliklerden bahseden Başkan Hacımusalar “Yurt sayılarının mutlaka arttırılması gerekiyor. 2 kişilik yurda 6 kişi sığdırıyorsun, dar bir atmosfer yaratıyorsun bir kişi asansöre fazla bindiği için düştü deniliyor. Halbuki o binayı, oradaki barınabilecek öğrenci sayısına göre yapmak gerekiyor, yemekhanesini, sosyal tesislerini, su tesisatını, lavabosunu, tuvaletini ona göre düşünmek gerekiyor. Bundan sonraki süreçte öğrencileri gerçekten zor günler bekliyor, bu konuda mücadelemizi sürdürmemiz gerekiyor” dedi.

“Beyaz önlük giyerek sorunlar ötelenemez”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere beyaz önlük hediye etme kararı eğitim sendikaları tarafından eleştiri topladı. Verilen beyaz önlüğün bir kılıf olduğunu dile getiren ve bunun yerine öğrencilere yardım yapılması gerektiğini ifade eden Başkan Hacımusalar “Beyaz önlük mevzusu anlattığımız sorunları beyaz önlük giydirerek örtmeye çalışıyorlar. Beyaz önlük giyerek bu sorunlar ötelenemez, ertelenemez. Beyaz önlük dağıtacağına okul öncesi öğrenciye bir kap yemek versin, o çocukların ısınma ortamını yapsın. Oradaki tercih meselesi. Bizi tekleştirmeye çalışıyorlar, farklı düşündürtmemeye çalışıyorlar, aynı giyinmeye zorluyorlar. Ama maalesef bize göre bu beyaz önlük bir kılıf. Bir sorunu örtme meselesi olarak görüyoruz. Biz beyaz önlük talebinde bulunmadık. Bize göre bir öğrenciye yemek verilsin, bir eksik giderilsin, bu kaynak oraya doğru aktarılsın. Cebimizden çıkan vergilerle alınacak bir önlük. Başka bir yerden gelmiyor, Milli Eğitim Bakanı kendi bütçesinden vermiyor. Bizim, halkımızın verdiği vergilerle geliyor. O anlamda da biz beyaz önlüğü talep etmiyoruz” diye konuştu.

(Esra Güller)

Paylaş