DOLAR 31.3882 %0.00
EURO 34.0709 %0.00
G.ALTIN 2100.9803 %0.00
BITCOIN 62065.0408 %-1.55
ETHERIUM 3429.7741 %-0.56
havadurum

Eğitim-Sen Genel Kurulu düzenlendi

KESK’e bağlı Eğitim-Sen Genel Kurulu, Çanakkale Belediye Çalışanları Sosyal Tesisi Ercan Adsız Salonu’nda düzenlendi. Burada konuşan ve yeni dönem için aday olmayan Yasin Hacımusalar, “Eğitim Sen’in mücadele tarihi içinde isimler ve yüzler değişse de, savunulan ilke ve değerler hiçbir zaman değişmemiştir. Okullarda, üniversitelerde, tek tek iş yerlerinde ve alanlarda, meydanlarda, yaşamın her alanında dostluğu, dayanışmayı ve umudu büyütmeye devam ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

654

KESK’e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel Kurula, CHP Milletvekili İsmet Güneşhan, Belediye Başkanvekili ve Belediye Başkan Aday Adayı İrfan Mutluay. CHP Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun, Kepez Belediye Başkan Aday Adayı Muammer Barışkan, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katılım sağladı.

“Emek, barış ve demokrasi mücadelesi bir bütündür”

Genel Kurul Divanının oluşturulmasının ardından söz alan, gelecek dönem için aday olmadığını duyuran mevcut Eğitim Sen Şube Başkanı Yasin Hacımusalar “Resmi olarak 23 Ocak 1995’te kurulan eğitim ve bilim emekçilerinin örgütü Eğitim Sen’in bugüne kadar her türlü baskı, tehdit, yasak ve engellemelere rağmen birlik, dayanışma ve mücadele anlayışıyla başlattığı onurlu yürüyüşümüzü ilk günkü gibi büyük bir dirençle ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Eğitim ve bilim emekçilerinin kökleri 1908’e kadar uzanan 115 yıllık mücadele tarihi, aynı zamanda insanca yaşam ve demokratik Türkiye için yürütülen mücadelenin tarihidir. Eğitim ve bilim emekçilerinin bu tarihi yürüyüşünde Encümen-i Muallimin, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS), Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER), Eğit-Der, Eğitim-İş, Eğit-Sen, Öğretim Elemanları Sendikası (ÖES) sürecinden aldığı gelenek, 28 yıldır Eğitim Sen ile devam etmektedir. Eğitim Sen’in mücadele tarihi içinde isimler ve yüzler değişse de, savunulan ilke ve değerler hiçbir zaman değişmemiştir. Okullarda, üniversitelerde, tek tek iş yerlerinde ve alanlarda, meydanlarda, yaşamın her alanında dostluğu, dayanışmayı ve umudu büyütmeye devam ediyoruz. Çocuklarımıza ve öğrencilerimize verdiğimiz sözleri hiçbir zaman unutmadığımız gibi, onlara onurlu bir gelecek bırakmanın sorumluluğunu her zaman hissediyoruz. Eğitim Sen, geçtiğimiz 28 yılda sadece sendikal hakların değil, aynı zamanda emek, demokrasi ve barış mücadelesinin öznesi olmuş, her türlü antidemokratik uygulamanın, baskının ve ayrımcılığın karşısında yer almıştır. Bizler açısından emek, barış ve demokrasi mücadelesi bir bütündür ve birbirinden ayrı değerlendirilemez. Bu nedenle, Eğitim-Sen, ülkemizde yaşanan her türlü haksızlık ve hukuksuzluğa karşı adaletin, karanlığa karşı aydınlığın, yasaklara karşı demokrasinin, cinsiyet ayrımcılığına karşı kadınların, emperyalizme karşı özgürlük ve bağımsızlığın, savaşa ve şiddete karşı her zaman barışın ve barış içinde bir arada yaşamın savunucusu olmuştur” dedi.

“Eğitim-Sen mücadelesi gerçek anlamda laik ve demokratik bir Türkiye yaratılması mücadelesidir”

Hacımusalar, “Eğitim Sen’in mücadelesi aynı zamanda, düşünceyi ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sağlandığı, farklı kimlik ve kültürlerin kendilerini özgürce ifade edebildiği ve kamusal alanda kendisini temsil edebildiği, gerçek anlamda laik ve demokratik bir Türkiye yaratılması mücadelesidir. Eğitim Sen’in mücadele tarihi emeğin kazanılmış haklarının ortadan kaldırılmasına, eğitim başta olmak üzere tüm kamusal hizmetlerin ticarileştirilmesine, özelleştirmelere, esnek ve angarya çalışma uygulamalarına, çalışma hayatının güvencesiz hale getirilmesine, işsizliğin ve yoksulluğun artmasına karşı, herkes için eşit, parasız, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim mücadelesinin tarihidir. Eğitim Sen, bazen bir çocuğun elindeki uçurtma, bazen çocuklarımıza ayıramadığımız zamandır. Bizden önce bu mücadele uğruna ağır bedeller ödemişlerin bıraktığı onurlu bir geçmiştir. Çocuklarımıza bırakacağımız umutlu yarınlardır. Bizler, bu ülkede demokrasiyi sarsılmaz bir biçimde savunmuş, gelmiş geçmiş her darbeye karşı olmuş, bu darbelerin de en fazla mağduru haline getirilmiş emek, meslek örgütleri, demokrasi güçleri, demokratik kitle örgütleri üyeleriyiz. Eğitim Sen olarak, Mevcut muktedir siyasi iktidarın, yıllardır eğitimin dinselleştirilmesine ve ticarileştirilmesine karşı direnen, laik-bilimsel eğitimi savunan, emek, barış ve demokrasi mücadelesi yürüten eğitim ve bilim emekçilerinden intikam alırcasına hareket etmesine, İstanbul sözleşmesini yok saymasına, Bakanlığın ÇEDES gibi birçok kabul edilemez gerici proje ve protokollerle bu düşüncelerini artarak yayma politikalarına, Üniversite öğrencilerinin karşılaştıkları baskı ve yıldırma politikalarına, beslenme ve barınma problemlerine, KYK yurtlarında yaşanan bütün olumsuzluklara karşı ayaktayız. Kamusal eğitimden uzak, iş güvencesiz, ücretli çalıştırma mantalitesi ve istihdam politikasıyla emek sömürüsünü artıran bu zihniyete karşı mücadelemiz devam ediyor, edecek. Öğrencilerin nitelikli eğitim hakkı ve geleceğinin gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Gerekli ve çözümü çok kolay olan öğrencilerimize; temiz su, ücretsiz bir öğün yemek talebimizi gündemden düşürmeyeceğiz” dedi.

(Esra Güller)

Paylaş