havadurum

“Bir sonraki adım çocuğa veya kadına şiddet”

Türkiye’de son günlerde sık sık karşımıza çıkan hayvanlara karşı yapılan katliamlar, hayvan severleri ayaklandırdı. Çanakkale Morpati Derneği Başkanı Emine Akın ise konuya ilişkin olarak, ülkemizde caydırıcı cezaların olmamasının, bu gibi olayların artmasına neden olduğunu dile getirdi.

839

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da bir kediyi işkence ederek öldüren şahsın serbest bırakılması, Türkiye gündeminde büyük bir etki yarattı. Çıkarıldığı mahkemede “O gün moralim bozuktu” sözlerini dile getiren şahıs, vatandaşların büyük tepkisi ile karşı karşıya kaldı. Akıllara ise Türkiye’de Hayvan Hakları ile ilgili olarak çıkarılmış ve uygulanan 5199 sayılı kanun geliyor. Çanakkale Morpati Derneği Başkanı Emine Akın ise Çanakkale OLAY Gazetesi’ne yaptığı açıklamalarda, Türkiye’de uygulanan, 5199 sayılı kanunun caydırıcı cezalarının olmadığını dile getirerek; “Bu ve buna benzer birçok örneklerinde gördüğümüz gibi nasıl olsa hiçbir ceza almayacağını bilen ruh sağlığı bozuk kişilerin önünde hiç bir engel yok” dedi.

“Bir sonra ki adımı çocuğa veya kadına şiddet”

Çanakkale Morpati Derneği Başkanı Emine Akın, Türkiye’de hayvanlarla ilgili sık sık duyduğumuz, gerek normalleşmeye başlayan katliam, şiddet gibi haberlere ilişkin açıklamalarda bulunarak; “HAKİM (Hayvan Hakları İzleme Komitesi) tarafından 2020 yılında hazırlanmış bir rapor mevcut ancak hazırlanan bu rapor, basına yansıyan hayvan katliamları baz alınarak hazırlandığı için elbette ki bu rakamlar net veriler değil. Anadolu'nun birçok köyü veya şehrinde basına yansımayan haliyle bilgimizin olmadığı yüzlerce şiddet eylemi bulunmaktadır. Ancak şunu söyleyebilirim; 2016'da hazırlanan rapor ile kıyaslandığında, hayvana yönelik işkence ve şiddet eylemlerinde bir artış gözlenmektedir. Bu artışın nedeni; sanıyorum insanların genel olarak yaşadığı duygu durumları ile alakalı, daha merhametli ve biz duygusundan uzaklaşan insanlık maalesef benmerkezci olmaya, sosyal bir varlık olmaktan çıkıp, bencilce sadece kendi egosunun esiri olmaya doğru evrildi. Sadece kendisi önemli olmaya başladığında, geri kalan her şey önemsizleşti ve kendine hak gördüğü her şeyi yapabileceğini düşünmeye başladı. Bu hak görmeler psikolojik sorunu olanlarda şiddet uygulamaya kadar ulaştı. Şiddetin altında yatan temel neden; ruhsal bozukluklardır. Şunu da atlamamak gerekiyor; yapılan araştırmalarda hayvana yönelik şiddet uygulayanların bir sonra ki adımı çocuğa veya kadına şiddete, daha doğrusu kendisinden zayıf gördüğü başka bir canlıya şiddete dönüşüyor. İçinde böyle bir öfke barındıran ruh sağlığı bozuk kişilerin, ne yasalar tarafından ne de vatandaşlar tarafından korunmaması ve gerekli ceza ve işlemlerin yapılması gerekiyor” diye konuştu.

“Ruh sağlığı bozuk kişilerin önünde hiç bir engel yok”

Türkiye’de uygulanan 5199 sayılı kanuna dair konuşan Akın; “Ülkemizde Hayvan Hakları ile ilgili olarak çıkarılmış ve uygulanan 5199 sayılı kanun, caydırıcı cezalar olmadığı için hayvanların haklarını korumaktan uzak. Bunun son örneğini dakikalarca işkence yaparak bir kediyi öldüren İbrahim Keloğlan vakasında gördük. Bir canlıyı işkence ile öldüren şahıs ‘moralim bozuktu o yüzden ne yaptığımı bilemedim’ diyerek ne olduğunu anlayamadığımız, iyi hali de göz önünde bulundurularak serbest bırakılmıştır. Yani bir katil hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. Bu ve buna benzer birçok örneklerinde gördüğümüz gibi nasıl olsa hiç bir ceza almayacağını bilen ruh sağlığı bozuk kişilerin önünde hiç bir engel yok. Bunun sonuçlarına hepimiz toplum olarak katlanmaya devam edeceğiz, gerekli yasal düzenlemeler yapılmaz ise” ifadelerini kullandı.

“Sitemizde katil istemiyoruz”

“Elbette ki sadece yasalar ile bu sorunun önüne geçmek imkansız” diyen Akın; “Küçük yaşlardan itibaren eğitim verilmesi gerekiyor. Hayvanların da duygusal varlıklar olduğunun, acı çekebildiklerinin, üşüdüklerinin çocuklara anlatılması gerekiyor. Bu bilinçle büyüyecek çocukların hem ruhsal açıdan daha sağlıklı hem topluma daha faydalı ben merkezcilikten uzak bireyler olacağı kesindir. Bu eğitim sadece okullarda değil, sosyal medya ve basın yolu ile de verilmelidir. İbrahim Keloğlan isimli katilin sitesinde oturan kişiler, dün aksam site bahçesinde bir eylem düzenlediler. Tava, tencere ve düdükler ile ‘Sitemizde Katil İstemiyoruz’ diye ses yükselttiler. Bu eylem tüm Türkiye'ye duyurulmalıdır. Böylece az ceza alıyorum nasıl olsa diye kanunlardan korkmayanlar, toplum baskısından çekinmek zorunda kalacaktır” şeklinde konuştu.

“Kamu vicdanı yaralanmıştır”

5199 sayılı Kanuna ilişkin detaylar veren Akın; “5199 sayılı Kanun m.28/A’da; hayvanlara karşı işlenen suçlar düzenlenmiş olup, sahipli ve sahipsiz hayvanlara karşı işlenen suçlar için aynı cezalar öngörülmüştür. Buna göre; sahipsiz bir hayvanı kasten öldürmek, herhangi bir hayvana cinsel saldırıda bulunmak, sahipsiz bir hayvana işkence etmek, acımasız ve zalimce muamelede bulunmak, hayvan dövüştürmek suç olarak düzenlenmiştir ve cezası 6 aydan 3 yıla kadar verilebilir şeklindedir. İbrahim Keloğlan özelinde ise maalesef hapis cezası uygulanmamış kamu vicdanı yaralanmıştır” dedi.

(Dilan Kaynak)

(HABER MERKEZİ)
Paylaş